13 Şubat 2012 Pazartesi

GFB, Münferitler ve hükümet

Konu başlığını görünce şaşıranlar olabilir ama yaşadığımız süreci biraz düşünürseniz neden bahsettiğimi anlayabilirsiniz. Şike olayları başladığında daha doğrusu hakkımızdaki boş iddialar gündeme geldiğinde taraftarlar olarak çeşitli organizasyonlar düzenlemiştik vs. vs.

Sosyal medya gücünü iyi kullanarak #onceyaylayasonracaddeye organizasyonunu başlattık. Her neyse yaylaya gittik, geldik falan filan derken sıra caddedeki yürüyüşe gelmişti. Gerçekten çok kalabalıktık.

Caddedeki yürüyüş esnasında GFB ile münferit taraftarlar arasında bazı olaylar yaşanmıştı. Münferit taraftarlar hükümet aleyhinde tezahüratlarda bulunurken, GFB tarafından bu tezahüratlar bastırılmaya çalışılıyor gibisinden gündem yaratılmıştı. Doğru veya yanlıştır bilinmez ama benim kafama takılan soru orda hükümet aleyhinde bağıran taraftarlar ne oldu da aziz yıldırım 'başbakanımızla aramızı açmaya çalışıyorlar' söyleminden sonra bir anda sustu.

Hani hükümete eleştiriler ? Neden artık susuyorsunuz ? Bu işler böyle olmaz kişilerin söylemleri sizi bu kadar değiştirmemeli. Ne oldu GFB haklı çıktı yine. Şimdi kimse o konuları konuşmuyor. Unutuldu ve unutturulmaya çalışılıyor. Sözün özü o gün GFB'de hükümet aleyhinde tezahürat yapsaydı bugün GFB yine suçlu olarak gösterilirdi.

Kimse hakkımda farklı şeyler düşünmesin şuan bulunan hükümetin yanlısı değilim. Ne akp, ne chp ne de mhp benim için hiçbir önem taşımaz.

12 Şubat 2012 Pazar

Mehmet ali aydınlar ve başkanlık operasyonu

Yaşadığımız süreci tekrar tekrar anlatmaya gerek yok. Bu kadar özet yeter gelelim günümüze. M.Ali aydınların geçenlerde Rıdvan benden özür diledi cümlesi üzerine Rıdvan dilmen geçen gece konuyla ilgili açıklama yapmıştı.

Aklıma takılan bir kısım vardı Rıdvan hoca dedi ki 'm.ali aydınlar bize yöneticileriniz şike yaptı buna karşılık ben uefa ile görüştüm avrupa cezamız bitti ligde de bu sezon puan silme işlemi yapacağız' dedi tabi hemen Aykut hoca lafı yapıştırdı 'biz şike yaptıysak bizi düşürün, bunun pazarlığı olmaz' gibisinden bir Fenerbahçe taraftarı gibi.

Her neyse işin özü m.ali aydınlar sözde Fenerbahçe için yaptığı pazarlığı kendi menfaatleri için yapmıştır.

Nasıl yani diye sorarsanız Öncelikle avrupa cezamız bitti ve ligde de bu sezon puan silme işlemi yapılarak ona göre şike yapmış olan Fenerbahçemiz cezalardan kurtulacaktı. Bunun sonucunda şike yaptığımız için yönetim gidecek, kendisi Fenerbahçeye başkan olacaktı. Nasıl olsa önümüzde ki sezon takım avrupada da olabilecekti ve cezası kalmayacaktı.

Herşey m.ali aydınlar için güzel olacaktı. Kurguladığı senaryo bu kadar basitti.

İş bu kadar basitti onun için. Tekrar kısaca özet geçeyim cezalar bitmişti, yönetim gidecek ve yerine kahraman M.ali aydınlar gelecekti. Bir kaç yıldız transfer ile herşey unutulacaktı.


Kendi şahsi görüşümdür ve çokta emin olduğum bir görüştür.

24 Ocak 2012 Salı

Ne oldu bize ?

Ne oldu da böyle ayrı düştük. Ne oldu da iki düşman gibi sabah yürüdüğümüz yolları değiştirdik. Ben seni severken, sen beni severken iki farklı insan gibi nasıl olduk bilmiyorum ama iyi ki de olmuşuz diyorum. Bu yazıya başlarken düşüncelerim farklıydı boş hayallere kapıldım yine. Yoksa seni sevdiğimden falan değildi isyanım. Bilmeni istediğim birşey yok. Eğer bana bir gün yine gelecek olursan ps için yeni joystick alırmısın diyecektim sadece.

16 Ocak 2012 Pazartesi

Had bilmemezlik . .

Bir fotoğraf için yazı mı konur? Konur. Aslında bu fotoğraftan çok yazı çıkar ama kısa keselim.

Yazının sorusu şu:
"Ön taraftaki futbolcular mı daha Fenerbahçe, arkada dizilmiş taraftarlar mı?"
Ben bilemedim.

Cevap anahtarına baktım.
"İkisi de birbirinden Fenerbahçe" yazıyordu.

Kıssadan hisseye gelince:
Fenerbahçe tribününe taraftarlık öğretmek, Lefter'e futbol öğretmeye benzer. İkisi de had bilmezliktir.